OYUN NEDİR

Başarılı oyun tasarımcıları Eric Zimmerman ve Katie Salen’in tanımlamasına göre oyun nedir sorunun cevabı; oyuncuların sanal bir çatışma ile bağlandığı, ölçülebilir bir sonucu olan, kuralları belirlenmiş bir sistemdir. Oyun, bir ya da daha fazla oyuncu içerir, bir çatışmayı modeller ve kazanmak-kaybetmek gibi ölçümlenebilir sonuçlar verir.

Jane McGonial’ın, “The Reality is Broken” isimli kitabında, oyunlarda sergilenmesi gereken dört temel kategoriden bahseder; amaçlar, kurallar, geri bildirim sistemi ve gönüllü katılımcılık.

Amaç kategorisi, oyunlaştırılmış sistemde, oyuncuların sınırları etkilediği, oyuncuların neye erişmek istediği ve orada bulunma amaçları gibi asıl sebeplerin cevabını barındırır. Kurallar kategorisi, oyuncuların amaca ulaşmaları için neleri yapıp, neleri yapamayacaklarını gösterir. Geri bildirim sistemi, hedef doğrultusunda oyuncuların nerede olduklarını, neye ihtiyaçları olduklarını ve ne gibi şartlarda hedeften kopacaklarını gösterir ve hatırlatır. Son olarak da, gönüllü katılım, oyuncuların özgürlük ve bağımsızlığını ifade eder. “Bunu yapmam gerekiyor.”dan ziyade, “Bunu yapmak istiyorum.” cümlesi gönüllü katılımıdır.

Oyun tarih boyunca sosyal etkileşimin en eski formu ve bütün kültürlerin ayrılmaz parçası olmuştur. Toplumların en çok sahip çıktığı kültür miraslarından da biridir.

Antik Mısırlılara ait Senet ve Mezo-amerikanlara ait top oyunu mistik ve dini değerler içerirken, Hindistan tarafında doğan“Yılanlar ve Merdivenler” ile İngiltere’de çıkan ve Hristiyan ahlakı üzerinden tasarlanmış “Mansion of Happiness” gibi oyunlar manevi ve etik değerler üzerinde öğretici oluyorlardı. Orta Asya’da doğmuş Go ve Shatranj(Satranç’ın atası) ise stratejik düşünme gibi yetenekleri güçlendirici özelliklere sahip oldular.

Yılanlar ve Merdivenler

oyunnedir1

Mansion of Happiness

oyunnedir2

Şu an oyun kelimesini duyduğumuzda aklımıza, World of Warcraft gibi çok oyunculu, geniş haritalı online oynanabilen; Candy Crush, Farmville, Angry Birds gibi hangi mobil aygıtlara uyumlu ve ya Grand Theft Auto gibi konsol ve bilgisayarlarda oynanabilen sürükleyici ve vakit geçirici oyunlar daha çok aklımıza gelir oldu. Ancak teknolojinin evrilmesiyle oyunların şeklinin değişmesinin yanında, mantıklarını inceleyince, yıllardır klasikleşmiş ve belki şimdi ara ara oynadığımız okey, batak, tavla gibi oyunlardan çok da farklı sayılmazlar.

Aşık kemiğinin evrilmesiyle zar ortaya çıktı, M.Ö. 3000 gibi bir tarihte de zar sayesinde şu an tavla dediğimiz bir oyun insanlığa kazandırıldı.1900’lü yılların başında da tavlanın zar tekniği, “Mansion of Happiness”in de masaüstü karakteri ile birleştirilerek, o dönemin ekonomistlerinden Henry George’nin vergilendirme politikasını yayıp, desteklemek için “The Landlord’s Game” gibi bir oyun bulundu. Daha sonra bu oyun Monopoly olarak hayatımıza girdi..

The Landlord’s Game

oyunnedir3

Türkçe’de “oyun” kelimesinin anlamını tam olarak anlayabilmek için,İngilizce’deki “game” ve “play” kelimelerinin tariferine bakmamız gerekmektedir. “Play” kesin kurallara ve bir hedefe sahip olunmadan, vakit geçirmek, eğlenmek için yapılan eylemdir. “Game” ise belli bir sonuca ulaşmak için, belirlenmiş kurallara uyarak sonuç elde edilmeye çalışılan oyun şeklidir.

Bir örnek ile daha iyi açıklayalım; eğer bir basket potasına bir kural ve amaç tanımlamadan atış yapıyorsanız bu “play” olur; ama basket topunun çemberin üst tarafından içeri girmesi sayı ile sayı elde etmek ve belirli süre içerisinde belirli sayıya ulaşmak hedef olarak belirlenirse, bu “game” olur. Eğer kural alışık olduğumuz gibi basket topunun, pota çemberinin içinden değil de altından geçmesi ile sayı elde edileceği kural olarak belirlenirse oyunun  kuralı değişmiş olur, ama yine “game” dediğimiz karakterde bir oyun olmaya devam eder.

METUTECH-ATOM ve GFK ortaklığı ile yapılan “Türkiye’de 15 yaş üstü bireylerin oyun oynama alışkanlıkları ” konulu anket ve araştırma sonuçlarına göre; Türkiye’de, 15 yaş üstü her üç kişiden biri oyun oynuyor. Bu çalışmada oyunların, çocukların olduğu kadar genç ve yetişkinlerin de hayatlarının bir parçası olduğunu gösteriyor. Sosyo-ekonomik statü arttıkça da oyun oynayanların yüzdesinde artış görülüyor.

Türkiye’de kadınların %15,9’u oyun oynamaktadır. Genç ve yetişkin erkeklerin oyun oynama yüzdesi ise %43,3 görülmektedir. Her oyun oynayan dört kişiden biri kadınken, üçü de erkek olmaktadır. Ülkemizde oyun oynayan kesim, haftada yaklaşık altı saatini oyunlara ayırmaktadır. Oyun oynayan kadınlar için bu ortalama haftada 4,7 saat iken erkekler de 6,5 saattir.

Bölgesel olarak incelediğimiz de de en çok oyun oynayan bölge Karadeniz olurken, diğer bölgeler Ege, Marmara, Karadeniz, Güney Anadolu, İç Anadolu, Akdeniz ve Doğu Anadolu olarak sıralanmaktadır.

Jack in the Box ve Akampüs Gençlik Ajansı ile Sencebence.com platform desteğiyle hazırlanan Gamin’sight tarafından yapılan araştırmada, oyunlara “hiç para harcamıyorum” diyenlerin oranının %61 olduğu görüldü. Free-to-play modellerinin popüler olması, oyunların bir kısmının ücretsiz oynanmasını sağlıyor olsa da toplamda %40’a yakın bir oyuncu kitlesinin oyunlara para harcadığı da araştırmayla ortaya çıkıyor.

2009’da Nature Neuroscience’de yayınlanan bir araştırmaya göre, ayrımsal duyarlılık yaş ilerlemesiyle azalır, bu duyarlılığın gelişmesi için de video oyunlarının faydalı olduğu düşünülmekte. Video oyunları dikkati geliştirir, dikkat de görsel korteks isimli görmeyi sağlayan beyin bölgesindeki hücrelerin aktivitesini yükseltir.

Bir tank sürme oyunu ile beyin faaliyetlerinin görüntülenmesi şeklinde yapılan bir deneyde, dopamin salınımının yükselidiği saptanmıştır. Bunun ötesinde, oyundan daha yüksek puan alanlar da beynin ödül merkezinde daha çok dopanim salınımı olduğu görülmüştür.

Peki nedir dopamin? Dopamin, beyin içerisinde bir çok önemli yollarda bulunur. Ama dopaminden bahsederken, genellikle motivasyon, bağımlılık, dikkat ve yoğun istek gibi mezobolik yollardan bahsedilir. Dopamin, beyindeki ve diğer yaşamsal alanlardaki sinyallerin taşınmasına yardımcı olan sinir taşıyıcısıdır.

Zeka gelişiminde de oynanılan oyunların türlerinin de etkileri farklılık yaratmıştır. Mantık, zeka, platform gibi oyunlar pozitif etki gösterirken; aksiyon tabanlı role-playing türünde oyunlar negatif etkilere sebep olmuştur.

Oyunların; talimatları takip etme, problem çözme ve mantık yürütme, el ve göz koordinasyonunu güçlendirme, planlama, kaynak yönetimi ve hesaplama, çoklu grev yapabilme, hızlı düşünme, hızlı analiz yapıp karar verme, hatasızlık, strateji ve öngörü, durum farkındalığı, okuma ve hesaplama yeteneğini, sabır, parça birleştirme, yetenek değerlemesi, haritalandırma, hafıza, konsantrasyon, görsel bilgiyi hızlı bir şekilde fark etme yetisi, muhakeme etme, risk alma, meydan okumalara cevap verme, hayal kırıklıklarına karşılık verme, hedef belirleme, takım oyunu, yönetme, simülasyonlarla ile gerçek dünya yetenekleri gibi bir çok konu ve özellik gelişiminde faydası olmaktadır.

Bu faydaların yanında oyunların, teknolojiye adaptasyon sağlamak, öğrenmeyi eğlenceli hale getirmek, yaratıcılığı artırmak, oyun içerisinde uzmanlaşmayı öğrenmek, görsel vizyonu daha hassas hale getirmek gibi faydalar da sağlamaktadırlar.

Her şeyin aşırısında zararlı olduğu gibi, oyunların da aşırı oynanması olumsuz etkiler doğurmaktadır. Şiddet unsurlarına fazla eğilim ( oyunlardaki yaş sınırları önem arz etmekte ), çok fazla oyunlar ile vakit geçirmenin kişiyi sosyal olarak izole hale sokması, öncelikli işleri ikinci plana bırakmak, hareketsizliğin doğuracağı sağlık problemleri, üzerine düşünülmesi gereken durumlardan kaçış gibi olumsuz etkiler de ortaya çıkabilmektedir.

Alper Berber

BrandNewGame Turkey, GameStorm Trooper

Gamification Turkey, Volunteer